|
Değerli Üyelerimiz, Sevgili Yatçı Dostlarımız,
Dönem başında yapılacağını duyurduğumuz "MAVİ RALLİ" yi 12-17 Ağustos 2008 tarihleri arasında gerçekleştirdik.
Rallimizi programlamak için iki hafta önce yaptığımız keşif gezimiz öncesi ilk başvurum Sevgili Zahit Şekercioğlu'na oldu. Liman isimlerini söyledim. Hemen bana her limanda başvuracağım kişilerin bilgilerini verdi. Böylece nokta atışıyla her limanda işimi kolayca görüverdim. Herkes ile çok iyi kontaktları var, kime ismini verseniz tüm yollar açılıyor. Teşekkürler Sevgili Zahit Şekercioğlu'na. 12 Ağustos Salı günü akşamı Milta Bodrum Marina ve Sevgili Ömer Karacalar ile Milta Bodrum Marina'da bir süre önce açılmış bulunan ve Kıymetli Dostumuz Fatih Arıman'ın işlettiği Fener Restaurant'ın katkıları ile açılış gecemizi yaptık. Kısa bir görüşme, program ve malzemelerin iletilmesini (flama, tişört, Beneteau Battaniyesi, Naviga Peştamalları, Turkish Bank Manikaları) takiben hep birlikte Fener restauran'ta yemek yedik. Oldukça sıcak bir gecenin ardından "MAVİ RALLİ" ye katılan tekneler 13 Ağustos Çarşamba günü saat 11:00'dan itibaren Bordum Kalesi önünde toplanmaya başladılar. Yaklaşık oniki'de Palamut Bükü'ne doğru hareket ettik. En uzun seyrimiz Kos-Kynidos kanalını takiben oldukça rahat bir seyirle devam etti. Ege/Akdeniz farkını gördük, Kynidos limanında kısa bir turun ardından Palamutbükü'ne geldik. Tekneler sıra ile marina'da kendilerine ayrılmış yerlere bağladılar. Önce deniz, sonra duş ve ardından 19:30'da Dolphin Restaurant'da "Hoşbulduk" partisi. Bu arada tanışma partisinden başlayarak son geceye kadar tüm akşam partilerimizde MEY'in ikramı olan Tekirdağ Rakısı ve Şarabı içtik. Bu nedenle katkılarından dolayı MEY'e teşekkür ederiz. Yaklaşık bir saat süren partiden sonra Muhtar Varol Kayan'a katkılarından dolayı bir teşekkür plaketi verdik ve akşam yemeğimizi yedik.
Sabah önce deniz, sonra duş, sonra güzel bir kahvaltı ve hep birlikte Symi yoluna düşüldü. Bu arada gece geç saatlerde liman dışına gelerek demirleyen yaklaşık 40 metre uzunluğunda İngiliz bayraklı bir kuğunun boyu katılımcılar arasında ciddi telsiz muhaberesine neden oldu. Ama siyah kuğu ve beraberindeki tekne görülmeye değer güzellikteydi. Tabi sadece teknelerden bahsediyorum. İçindekiler bizi ilgilendirmiyor. (Kuğu'nun mürettebatı sekiz kişiydi.) Dar kanaldan geçerek öğleden sonra iki sularında Sym'nin iki mil doğusundaki Pedi limanına vardık. Küçük ve tarihi bir liman. Symi'de en çok dikkati çeken şey tarihi dokunun asla bozulmamış olması ve yeni yapılan binaların da aynı tarz hatta aynı renkte yapılmış olmaları. Bu arada yanımıza Monaco Prensliği yatı demirledi. Bir akşam önce Selimiye'delermiş. İçindekileri Caroline ve Albert'e benzettik ama bilmiyorum. Symi bildiğiniz gibi yerleşimi kısıtlı, oldukça büyük volkanik bir ada. Güneyinde Panormitis, kuzeyinde Symi ve Pedi limanları var. Akşamüstü Lojistik ve Ulaşım destekçimiz Sevgili Vedat Tezman'ın ulaşım kolaylığı ile karaya çıktık ve 19:00 otobüsü ile Symi merkezine gittik. Tüm o coğrafyada olduğu gibi muhteşem bir manzara. Küçücük limanda akıl almaz büyük feribotlar ulaşımı sağlıyor. Günde adalar arasında altı sefer yapılıyormuş. Adalara lojistik destek sağlamak ve yaşamı idame ettirmek ayrı bir beceri.
Güzel limanda Türkiye'den ve Yunanistan'dan uzun zamandır görmediğimiz hemen hemen tüm dostları gördükten sonra, nefis bir yemek ve son otobüs (23:00) ile Pedi limanına geri döndük ve teknelerimize gittik. Rüzgar gece nedeniyle kaldığından çok yüksek nem sıcaklığı daha da arttırıyordu. Bu nedenle güvertede yatanlar daha şanslı oldular.
Sabah yine deniz, bu defa ister istemez teknede duş ve Serçe Limanı yollarına düştük. Yol boyunca kısa bir Bozukkale turunun ardından (siyah kuğu bu kez de Bozukkale'deydi ve sorarak gerçek boyunun 40 m. olduğunu öğrendik.) önceden kararlaştırdığımız Serçe Limanı Durali Kocayiğit'in yerinde tonozlara bağladık. Durali'nin yerinde jeneratör dışında elektrik yok, su yok fakat hizmet için canla başla çalışıyorlar. Güzel bir akşamüstünü takiben biraz maceralı bir şekilde karaya çıktık. her yer tertemiz, tüm imkansızlıklara rağmen müthiş güzel ve lezzetli hazırlanmış bir büfe. Önce gün batımında Tekirdağlarımızı içerek yorgunluk attık, enfes mezelerimizle birlikte yemeğe başladık, gecenin ilk sürprizi canlı müziğe (keman, darbuka, klarnet ve davul (!)) tüm dostlarımız yürekten katıldılar. Tabii eğlence destekçimiz Vedat Tezman'ın katkılarını inkar etmemek gerek. İkinci sürpriz canlı dansöz (özel fedakarlıklarla Muğla'dan getirttik.) gelince eğlence doruğa ulaştı ve geç saatlere kadar devam etti. Alarga'da tonozdaki teknelere çoğu katılımcı yüzerek gitti ve eğlence teknelerde sabahın ilk saatlerine kadar sürdü. Sabah deniz, kahvaltı ve saat ondan itibaren Kumlübükü yollarına düştük. Öğleden sonra Kumlubükü'ne geldik ve Hollandalı Ahmet'in iskelesinde bize ayrılmış yerlere toplu haldu bağladık. Çok kalabalık, Sunsail'den bir filo da var ama plaj ve iskele muhteşem. Bu gece "MAVİ RALLİ-08" in son gecesi. İki gündür teknede duş aldığımızdan bu defa güzel bir duş ardından palmiyeler arasında kokteylimizi yaptık, Hollandali Ahmet'e teşekkür plaketimizi verdik, Tekirdağ'larımızı içtik ve mum ışığı altında sürekli yenilenen muhteşem bir açık büfe, ardından barbeque partisi ve eğlence. Bu arada ay tutulmasını da orada izledik. Oralarda bir başka türlü oluyor biliyorsunuz. Gece geç saatlerde vadalaşarak ertesi günkü bu kez bireysel program için teknelerimize döndük. Güzel ve devamının gelmesi istenen bir beraberlik oldu. İçten yakınlık, yardımlaşma ve dostluk çok belirgindi, tam bir RALLİ oldu.
Bu güzel beraberliğe katkılarından dolayı:
NAVİGA-TUBA NOYAN, BENETEAU-VEDAT TEZMAN, TURKISH BANK-HAKAN BÖRTECENE ve TEKİRDAĞ-MEY İÇKİ, MİLTA BODRUM MARİNA-ÖMER KARACALAR, FENER RESTAURANT-FATİH ARIMAN'a ve Sevgili Zahit Şekercioğlu'na teşekkürler.
Bu güzel ralliye katılarak bizi yalnız bırakmayan:
TİMUR ŞEN-DEEP NATURE, İHSAN BÖREKÇİOĞLU-BALTHASAR, HALİT ÖZDAMAR-SPILINTER, NEJAT EVİS-POSEIDON, FAHRETTİN ONURSAL-ONURSAL, VEDAT TEZMAN-AQUAKOLİC, HAKAN BÖRTECENE-AQVAVIT, TUBA NOYAN-LEAP OF FAITH, TAYFUN TEMEL-TAMARISK, ERGUN GÜRPINAR-ABRACADABRA, AMCA-LATİF ÖZÇELİK ve CORVUS-SABRİ KARA ve ailelerine şükranlarımızı sunarız.
Gelecek sefer görüşmek üzere... Sevgilerimle, Cahit Üren
22-08-2008
|