smaller font default font larger font
[::] Anasayfa :: Haberler :: Mayıs Ayı Yelkenci Yemeği Konusu "Bağlama Kütüğü Uygulamaları" idi.

Etkinlik Takvimi

Son ay Mayıs 2012 Sonraki ay
P S Ç P C C P
week 18 1 2 3 4 5 6
week 19 7 8 9 10 11 12 13
week 20 14 15 16 17 18 19 20
week 21 21 22 23 24 25 26 27
week 22 28 29 30 31

E-Bülten

Duyuru ve haberlerin
e-postanıza gelmesi için
e-bültene abone olun...
TAYK üyeleri
Tekne Sahipleri
Yarışan Sporcular
Yelken Okulu
Diğer
Şu anda çevrimiçi:
  • 1 konuk
  • 3 robot
Mayıs Ayı Yelkenci Yemeği Konusu "Bağlama Kütüğü Uygulamaları" idi.
26 Mayıs 2011, Perşembe 16:10

Mayıs ayı Yelkenci Yemeği  25 Mayıs 2011 Çarşamba günü 12:30'da Taksim - The Marmara'da yapıldı.  Bu ayki konuğumuz Amatör Denizcilik Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi (TAYK'ı temsilen) , avukat Meltem Ünlüsayın idi. Meltem Ünlüsayın katılımcılara "Bağlama Kütüğü Uygulamaları" konusunda bir sunum yaptı.

30 Haziran 2009 tarihinde yürürlüğe giren Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliği öncesinde ticaret dışı amaçla kullanılan tekneler için gemi siciline kayıt zorunlu değildi, Özel Tekne Belgesine sahip olmak yeterliydi ve alış-satışta alıcı ve satıcının anlaşması yeterli sayılıyordu. Türk Bayraklı teknelerden de %27.44 oranında motorlu taşıtlar vergisi talep ediliyordu.

 

Meltem Ünlüsayın, 2009'da meclisten geçen torba yasayla birlikte kabul edilen Bağlama Kütüğü Uygulamaları Yönetmeliği hakkında şunları aktardı:"Bağlama Kütüğü,  Türk Ticaret Kanunu haklarını yok saymaktadır. Bu yönetmelik Motorlu Taşıtlar Vergisi yükünü kaldırırken, tekne sahiplerine çok da farklı olmayan külfetler yüklemektedir. Yönetmeliğe göre her tekne kayıtlı olmak zorunda ve alınan Bağlama Kütüğü Ruhsatları her yıl harç ödenerek vizeletilmek durumundadır. Yönetmelik içindeki uzun ve oldukça karışık maddelerde, teknenin kaydedilmemesi veya ruhsatının vizeletilmemesi durumunda, harcın 2 katının ödenmesi gerektiği ve teknenin denize çıkmasının men edileceği belirtiliyor.”

Ünlüsayın, şu sözleriyle uygulamayı eleştirdi: “ Biz denizciler olarak herkese, önümüze her çıkartılan hükme boyun eğmemeliyiz, razı olmamalıyız. Özel tekneler bu tür uygulamalardan ayrı tutulmalıdır. Teknelerimiz özel hayatlarımızın birer parçasıdır; teknelerimiz eşya ya da deniz aracı değildir. Balıkçı tekneleri ve gemiler her yıl ödenmesi zorunlu vize harcı uygulamasına tabii değiller.

Bu uygulamayı denizlerimizde Sahil Güvenlik Komutanlığı denetlemektedir. Ancak böyle bir görev Sahil Güvenlik Komutanlığı görev tanımı içinde bulunmamaktadır. Sahil Güvenlik Komutanlığı teknenin teçhizatını kontrol edebilir, Amatör Denizcilik Belgesinin gösterilmesini talep edebilir ancak, böyle bir uygulamayı denetleme yetkisi yoktur.

Kaldı ki Sahil Güvenlik Komutanlığı görevlileri Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliğini de tam olarak bilmemektedirler. Geçenlerde Sahil Güvenlik Komutanlığı görevlileri bir tekneyi durdurmuşlar, Bağlama Kütüğü Ruhsatını istemişler, bakmışlar. 8m’lik teknede 10 kişi olmasını uygun bulmamışlar ve gitmişler. Tekneye ait ruhsatın vizeletilmemiş olduğu dikkatlerini bile çekmemiş.”

Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliği aynı zamanda ilginç bir maddeyi daha içeriyor. Yönetmeliğin 11. Maddesinin ikinci fıkrasında “Gemi, deniz ve iç su araçlarına verilecek ad ahlâka, âdâba ve mevzuata aykırı olamaz” deniliyor. Aynı maddenin ilk fıkrasında ise her teknenin ayırt edici bir ada sahip olması gerektiği belirtiliyor. Yemeğe katılanlar arasında bulunan ADF Başkanı Teoman Arsay’dan bu konuyla ilgili şaşırtıcı bir haber aldık: Sadun Boro’nun teknesi Kısmet artık “Kismet” olmuş. Kısmet ismiyle başka bir tekne, daha önce kayıt yaptırmış.

Ünlüsayın bu konuda yapmamız gerekenleri ve tavsiyelerini aktararak sunumunu tamamladı: “ Kendimizi yasa yapıcılara iyi anlatmamız gerekiyor. Onların hayatlarında deniz olmadığı için bizi anlamakta güçlük çekiyorlar. Bu yönetmeliğin iptali için birkaç şehirde davalar açıldı. Seyahat özgürlüğünü hiçe sayan bu uygulamanın değiştirilmesi için ADF çalışmalarını sürdürüyor. Ancak bu konuda başarılı olabilmek ve sonuç alabilmek için, öncelikle bizim inanmamız gerekiyor. Uygulamanın ve getirdiği yükümlülüklerin bilinmesi gerekiyor. Bu uygulamaya itaat göstermek zorunda değilsiniz, desteklerinize ihtiyacımız var.”

ADF’nin 11 Şubat 2011’de  yayınladığı “Denizciliğin Gelişmesi Gerçekten İsteniyorsa…” başlıklı raporda yer alan “Vergi ve Harçlar “ başlığında da bu bağlamda şu hususlara dikkat çekilmekteydi:

“ a.Bağlama kütüğü uygulaması terk edilmelidir. Uygulama, yararsız olduğu gibi vatandaşa dertten başka bir şey getirmemiştir ve getirmeyecektir. Bağlama Kütüğü “hedef kitle”sinin;

  • Spor için,
  • Görmek, öğrenmek, dinlenmek, keşfetmek için,
  • Doğayla yakın yaşamak, dostluklar kurmak için,
  • Ve daha nice sosyal, sportif, tanıtıcı amaçlarla denize açılan, vergilendirilmiş kazancıyla kendisine özel olarak kullanmak üzere bir tekne alan / almış / alacak kişiler olduğu artık ayan beyan ortadadır.

Maliye politikasının para kaynağı olarak gördüğü, daha teknesini edinirken ağır vergiyle yüklenen adeta rahatsız edilmek istenen, hor görülen topluluk, kendisine ait teknesiyle denize açılan amatör denizcilerdir.

b. Kayıt harcı ve yıllık vize harcı kaldırılmalıdır. 

Aslında kaydı zorunlu olmayan tekneleri kaydederek ve kayıtları her yıl vize ederek, ceza keserek, kolay yoldan, belki biraz para toplanır ama saygı / sevgi toplanmaz. Hukuk temelden zedelenir, denizciliğimiz, temeli adeta dinamitlenerek gelişemez hale getirilir.

c. Özel teknelerin kayıt altına alınmasının istatistikî veriler toplamaktan başka bir amacı olamaz.

Bu tekneler, dünyanın uygar ülkelerinin hiç birisinde olmayan biçimde yüksek harçlarla, yıllık vizelerle cezalarla “gelir kaynağı” olarak görülemez. 

Sadece istatistikî verilerin takibi için ÖTB (Özel Tekne Belgesi) uygulamasına geri dönülmeli veya benzer yeni bir düzenleme hazırlanmalıdır. “

 

Katılımcıların oldukça keyifli vakit geçirdiği  yemek ve sunum sonrasında TAYK Genel Müdürü Cahit Üren ve TAYK Eski Komodoru Samim Arduman, Meltem Ünlüsayın’a günün anısına bir teşekkür plaketi verdiler.

 

 

Yazı ve Fotoğraflar: B. Bahar Erdem Terzi