İletişim
Küçük İlanlar
Login
TAYK Üyelerine Özel
Site Haritası
English
Arama
Ana Sayfa
>
Haberler
Sayfayı Yazdır
Haberler
Lütfen Seçiniz
2008 Senesi
2007 Senesi
DENİZBANK - TAYK TROFESİ i-marine TAYK KUPASI
Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü tarafından düzenlenen DenizBank-TAYK Trofesi i-marin TAYK Kupası (X Yıl) yat yarışı 08 Kasım 2008 Cumartesi günü Ataköy Parkurunda yapıldı. Sert poyraz rüzgarı yarışçılara iyi bir yarış imkanı verdi ve uzun bir parkur olmasına rağmen yarış aynı gün tamamlandı. Kalamış’tan Ataköy’e gelmek üzere seyir halinde bulunan Haylaz yatının direği kırıldığı için yarışa katılamadı. Yarışa toplam 33 yat katıldı. Start saati olan 11:00’da 11 - 14 knot esen poyraz, ilerleyen saatlerde hızını zaman zaman 30 knota kadar çıkardı. Yarış saat 18:40’da sona erdi. Yarış sonuçları aşağıdaki gibidir: IRC I PROVEZZA 6 - ERGİN İMRE PROVEZZA 5 - ERGİN İMRE OĞUZHAN TOO - SEDAT GÜLÇAĞLAYAN IRC II FAIR WIND - LEVENT KARABEYOĞLU TURKON - ŞİNASİ NUMAN DELIGHT - TANER HALAÇOĞLU IRC III İDİL - NEDRET YAZICI KYBELE - SEDAT DEVRİM DIGITURK BM - CAN TUNCA IRC IV NIAGARA/ADVENTURE REP. - ORHUN MAŞLAK TARGET - TURGUT BARAN i-marine/PAMUK - EJDER VAROL IRC V HIMBIL/LOGO TEAM - SERDAR ÖNER KARİDES - NEDİM ZAVARO DESTEK SINIFI RESİF - CEM GÜRKUT MORALIOĞLU MOANA VAHİNİ - ZAFER ACAR DRAMPY - ORHUN DRAMAN
10-11-2008
IRC Yükselişte
IRC Yükselişte Yat yarışlarında dünya genelinde IRC Handikap Kuralı’nı uygulayan ülke sayısı 25’i geçti. IRC sertifikasına sahip 7000’den fazla tekne, handikap sistemleri kullanan uluslararası yarış filosunun önemli bir bölümünü teşkil ediyor ve bu sayı her sene artmaya (2008 artışı halihazırda %5 ) devam ediyor . 2008 IRC Kongresi bu sene 18-19 Ekim 2008 tarihlerinde Londra yakınlarındaki Runnymede Kasabası’nda yapıldı. Bu sene de, ülkelerindeki IRC sertifikasına sahip tekne sahiplerini temsil eden delegeler kural değişiklik önerilerini IRC Teknik Komitesi ve kongreye sundular. IRC Teknik Komitesi tekne sahiplerinin yapıcı eleştiri ve görüşlerini karşılama çabasını, IRC Kuralı’‘nın uluslararası başarısının anahtarı olan handikap formülünün gizlilik prensibini koruyarak sürdürüyor . 2008 ‘de Uluslararası Maxi Sınıfı’na - International Maxi Association (IMA) - mensup tekne sahipleri de tüm yarışları için Resmi Sınıf Handikap Sistemi olarak IRC Kuralı‘nı seçtiler. Bu çerçevede IMA Sınıf Temsilcisi Peter LAWSON’ da, IMA’ nın Vekil üye olarak kabul edildiği IRC Kongresi’ne katıldı. IRC genelde 10 ile 15 metre arasındaki ‘orta boy’ teknelere hitab etmekle birlikte, yat yarışlarının Formula 1’i olarak nitelendirilebilecek İMA Sınıfı‘nın üyelik talebi, IRC Kuralı’na duyulan uluslararası güvenle kuralın, yat yarışçılığı ve yapımının teknik gelişmesinde önemli rol oynayabileceğinin kanıtını teşkil ediyor.. 2009‘da ıskaça ve baş ıstralya ayar imkanı olan teknelere sertifika alırken taleb etmeleri ve TCC faktörünün belirlenmesinde dikkate alınmak kaydı ile bu düzenekleri yarış sırasında kullanma imkanı da tanındı. Bu düzenleme genelde yarışçı özellikleri öne çıkan büyük tekneleri ilgilendirmekte olup, 2008 senesinde gezi tekneleri ana yelken tasarımları gözetilerek yürürlüğe konan istralya payı limiti (roach) uygulamasının tamamlayıcısı olarak değerlendiriliyor . Bu sene UNCL Başkanı Philippe BAETZ ve RORC Komodoru David AISHER’in kongre delegelerine UNCL ve RORC başkanlarından oluşan IRC Üst Yönetim Komitesi‘ne de, bir temsilci seçmeleri önerisi üzerine, IRC Komitesi Başkan Yardımcılarından Avustralya delegesi Malcolm Runnalls bu göreve seçildi. Böylece tekne sahiplerini temsil eden delegelerin IRC’nin gelişiminin yönlendirilmesinde katkılarının artması amaçlanıyor. Kongrede ayrıca delegeler ve IRC Teknik Komitesi tarafından sunulan muhtelif idari ve teknik kural değişiklikleri de görüşülerek karara bağlandı ..Yaş tenzilatı , spinaker sayısı, ekip sayısı, arma ayarları vb konularını içeren detaylı kongre tutanakları önümüzdeki günlerde UNCL (www.uncl.com) ve RORC (www.rorcrating.com) websitelerinde yayınlanacaktır . Bir sonraki IRC Kongresi ise Ekim 2009’ da Paris’ te yapılacaktır.
03-11-2008
XXXVII.Yıl Deniz Kuvvetleri Kupası Ödül Töreni
DenizBank - TAYK Trofesi XXXVII.Yıl Deniz Kuvvetleri Kupası Ödül Töreni 08 Ekim 2008 günü Sarıyer Subay Gazinosu'nda yapıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Metin Ataç'ın da katıldığı ödül töreninde dereceye giren ekipler ödüllerini alırken Aktütün Karakolunda şehit düşen askerlerimiz anıldı.
10-10-2008
BALONLARIN ARASINDA DOLAŞAN INCE BİR HÜZÜN İSE HİC KAYBOLMADI ….
AŞAĞI YARISINDA BU SENE YELKENLER ESASLI RUZGAR EGE’DE KUVVETLİYDİ …BALONLARIN ARASINDA DOLAŞAN INCE BİR HÜZÜN İSE HİC KAYBOLMADI …. Bu sefer yazmaya nereden başlayacağımı gerçekten bilemiyorum … Geçen sene uzun tepinmeler sonucunda artık ben de lisanslı yarışçılardan birisi olunca aslında Haziran 2008 tekne tepesinde dolu dolu her haftasonu yarış ile geçti.. Derken 30 haziran öğlende tüm yelken basanlar ve içlerinden rüzgar gecenler son kez Sevgili Mesut Baran’I cıktığı zamansız yolculuğa uğurlamak üzere Bebek Camii’sinin avlusundaydık… 28 Haziran sabahı Tekirdağ Boğaz Kupasının startında acı haber gelince tüm tekneler kocaman yüreği deniz askı ile dolu bu güler yüzlü adamı son kez selamladılar….Ben onu tanıyan şanslı insanlardan birisi olduğum icin bu satırları yazarken bile hala bunları yazdığıma inanamadan yazıyorum ama biliyorum ki o da Ağustos sayısını sizlerle birliklte okuyacak… Son dakikada kurumsal iş hayatının sorumlulukları araya girince her ne kadar yelkenleri Ege’nin sonuna kadar kovalayamayacaksam da bensiz Bozcaada mendirek asla olmaz diye yine de I. Etap için yollara düşeceğim.. Daha mayıs ayında TAYK yarıs talimatlarını yayınlamaya başladı ve de son güne kadar da ek talimatların ardı arkası kesilmedi ? 07/07/08 Kuzey Deniz Saha Komutan Koramiral A. Feyyaz Öğütçü’nün Fenerbahce D/G İstasyon Komutanlığında tüm yarışçılara ve ilgililere verdikleri daveti ertesi gün Ataköy Marina’da yapılan skipper briefingi izledi. 9/10 temmuz yarısa katılacak ve de Kalamış ve Ataköy Marinaya dağılmıs 66 teknenin güvenlik kontrolleri ve de araç takip sistemlerinin takılması tamamlandı. 11 Temmuz 2008 saatler 13:00 Çengelköy-Galatasaray Adası arasında kurulan start hattı ile 66 yelkenli ve de bunların üzerinde bu anı bütün sene sayıklayarak geciren 300+ yelken soluyan adam Bozcaada’ya doğru yelken bastılar… Her seferinde ( bu artık 5. Kez) su starta bir göz atsamda yola öyle mi çıksam oluyorum ama her seferinde bir an önce gündüz gözü ile Bozcaada’da olmak daha ağır basıyor ve de her seferinde startı es geçiyorum. Bu senede bu durum değişmedi cuma sabahı saat yedi bucukta otobana vurunca kendimi saat 13:00’de Geyikli’de aldım soluğu fakat o da ne feribot dolu mecburen saat 15:00 feribotu beklenecek .. Rüzgar hic durmadı yol boyu Gelibolu-Lapseki geçisinde gündüz gözü ile gemi/tanker/motor trafiğinin hali aksam is cıkısı İstanbul/ 4 Levent’de oluşan araç tarafiğini aratmıyor..Bir an icin gözümü kapatıp gece buradan gececek 66 yelkenliyi , karanlığı, akıntıyı ve de gemi trafiğini hayal etmeye çalışıyorum içim ürperiyor… Neyse diyorum 37 kez geçiliyor nasılsa bir şekilde geçecekler… Bozcaada her zamanki gibi büyülü … Rüzgarın siddeti ve de uğultusundan neredeyse konustuğunuzu duymuyorsunuz ama Ege’de temmuz demek de bu demek zaten ..Artık evim gibi gittiğim Kale Pansiyon’da ben de müşteri gibi değil evin kucuk kızı gibi karşılanıyorum Aklım bir an önce denize düşmekte onun icin doğruca Ayazma’nın yolu tutuluyor ve de buzzzz gibi suya dusuyorum… Aksamustu gün batımına yakın ruzgar enerji santraline ceviriyorum direksiyonu … gene cok güzel resimler olacak… Hafif bir aksam yemeği kahve adalı dostlarla Café Polente’de sohbet saat 23.45 uyku zamanı ama hani bu denizin tuzu rüzgarın sesine esir düşmek varya diyorum ki “Aysegul üşenme git mendirekde bak bakalım hakem masası kuruldu mu? Nicedir halleri bir anla ?) Aynen böyle yapıyorum ve de bir bakıyorum ki Sevgili Münteha Çalışkan ve Sabri Kara Mendirek ucunda zifiri karanlıkta hakem masasını kurmakla mesgüller Bir anda denizci Aysegül’e organizasyoncu Aysegul ekleniyor ve de masa, termos , cay, su , çiğ börek , TAYK minibüsünden montlar, dürbünler , dosyalar, kronometreler, her tür en ve boyda fenerler kalemler derken en son radyo’da geldi mi butun gece sabaha kadar çalışılacak yıldızlı gökyüzünün altında hakem ofisi hazır ve de nazır…Saat 01:00’den itibaren dinlediğimiz telsiz konuşmalarından anlıyoruz ki yelkenlerin nerede ise tamamı topluca Çanakkale’den geçiyor hatta bir kısmı Boğazdan cıkmak üzereler… Ben gene her sene olduğu gibi organizasyoncu /bankacı gözlüğümle niye şu mendireğin ucuna 100 m. elektrik fişi çekip bu gece için bir ışıklandırma yapmazlar, ya da hakemlere daha cok lojistik destek vermezler diye kendi kendime sormadan edemiyorum ama bir yandan da bu halimiz ile keyfimiz müthis yerinde . Gece 01:00 feribotu ile Sevgili Cahit Üren geliyor adaya , ilk işi Oya Hanım ile mendirektekileri ziyaret etmek …Bu arada elinde Laptop’I ile Sevgili Seden Ediboğlu’da sürekli yarısı takipte… Bu takip sistemi sayesinde nerede ise denizde teknelere bakıyor gibiyiz…Saatler 03:32:20 ve de Provezza V ilk finis alan tekne ünvanını kazanıyor . 14+ saatten beri dalgalı ruzgarlı bir denizde seyir halindeler… Onları sırasıyla Oğzuhan Too, Provezza VI , Korza, Orient Express V, Mat 12, Mandinga Uluç, Uzma ve Gecko izliyor 05:25’e kadar …Gece saat 03.00 gibi Bozcaada’nın arkasından turuncu bir mehtap batıyor sabah saat 05:15 gibi karşıdan pırıl bir güneş doğuyor saate bir bakıyorum 24 satten fazladır uykusuz ayaktayım ama hic yorgun değilim işte o zaman biliyorum ki gönlünü koyarak yaptığın hiç bir sey seni yormuyor … Cumartesi günü saat 13:25’de son tekne Kayacan finish aldığında anlıyoruz ki 4 terk ile 62 tekne sağ salim adanın mendireğinde yerlerini aldılar. Balon mandarı kırılan MUMM30’lar tamirci peşinde , hemen hemen bütün tekneler ise her yıl olduğu gibi balon tamircisinin peşinde cumartesi gününü pazar startına yetişmek icin koşturmakla geciriyorlar….Bir yandan adada dinlenmece uyumaca bir yandan tekne hazırlıkları derken saat 18:30 yelken soluyan herkes (yarışcılar & ada halkı & askerler vb) mendirekte yapılacak törende .. Bu seneki yarısın bir hoşluğu da Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç’ın da yarışa katılmış olması.. Oramiral Ataç yaptığı konuşmada denizciliği çok az ve öz kelimelerle özetledi, “Bir denizci için önemli olan gemisini sağsalim limana getirmektir , denizde yaşananlar denizde kalır bunlara sadece dalgalarla ruzgar sessizce şahit olurlar “ Ayrıca bu yarısın uluslararası yapılabilmesi için çalışmalara her türlü destek olacaklarlarını da sözlerine ekyleyince yüzüme yayılan mutlu tebessüme engel olamıyorum ve de bir anda halen devam eden “Tour de France a la Voiles” aklıma geliyor …
28-08-2008
BALONLARIN ARASINDA DOLAŞAN INCE BİR HÜZÜN İSE HİC KAYBOLMADI ….devam
28 haziran’ da Dunkerque’den start aldılar ve 24 temmuzda Hyeres’de bitecek yarışta bu sene 35 adet Mumm30 yarısıyor ve bir ay boyunca bizim gibi 3 tarafı deniz cevrili Fransa’nın etrafında 9 ayrı limanda durarak yarısıyorlar hatta üşenmiyorlar yarıştaki tekneleri Atlantik Okyanus’undan Akdeniz’e geçirmek için 590 km de karadan taşıyorlar… Sonra 3 tarafı denizle çevrili bu cennet ülkeyi düşünüyorum bizde bu yapılsa hic durmadan yapılır karadan bir sey taşımamıza bile gerek yok ?) Cumartesi gecesi tören sonrası artık bir Bozcaada klasiği haline gelen balık & rakı koyu sohbet müzik derken saatler ilerledikçe birer ikişer herkes uykuya çekiliyor… Bu sene Salhane’nin kapalı olması Polente Café’ye yaradı inanılmaz bir kalabalık uzun süre dağılmadı… Pazar sabahı 3 gündür amansız esen rüzgar daha da şiddetlenmiş durumda . Tahminim Mumm30’lar 5 çayına Çeşme’ye yetişecekler… Saat 07.00’den itibaren start icin son hazırlıklar yapılıyor teknelerde bir yandan da kahvaltı alışveriş derken mendirek pür telaş….Artık saatler 08:50.. Hakem komitesi tam kadro mendirekte bizim emektar masanın başında .. yarış bayrakları toka ediliyor… Tanıdıklara bir öpücük kondurup ,iyi seyirler diledikten sonra ben herzamanki gibi mendireğin en ucundaki kayanın tepesindeyim ama bu sefer kaya parçasını epey bir kalabalık ve her enden boydan fotograf makinası ile paylaşmak zorunda kalıyorum …Kayaların üzerinde 30 knot+ esen havada yaptığımız akrobaside ayrıca görülmeye değer… Derken herkes ana yelken cenovaları basıyor, balonlar döşeniyor eminim herkes nefessiz telsizden duyulacak düdük sesini bekliyor..Derken son bes dakika düdüğü duyuluyor ..Sevgili Ahmet Atacan’a bakıyorum o da gözü kronometrede elinde düdük hazır… Son bir dakika 5 ..4 ..3 ..2 ..1 ve de balonlar fora 61 balon basmıs yelken ve bunları kullanan yelken soluyan adam güneye doğru 37. Kez yola düşüyor…Bu görüntüyü görenler biliyor ne demek istediğimi kelimelere dökmek çok zor fotograflar bir nebze anlatıyor… Dun gece kahve icerken Polente’de arkamdaki masada kucuk bir erkek çocuğuna annesi yelken sporunun dunyadaki en zor şey olduğunu anlatıyordu…Bence yelken, insanın kendini bu koca yerkurede hem kuş gibi özgürlüğün kanatlarında hissettiği hem de koca okyanuslarda bir damla su kadar olduğunu ayrıştırdığı yegane yer… Bir kere sırtını karaya, modern hayata , içinden çıkılmaz insan ilişkilerine , anlamasız dünyevi hırslara , kavgaya gürültüye ,her tür kirliliğe dönüp, yüzünü denize okyanusa suya doğru çevirdinmi , bir kere dalga ,rüzgar dümen ve de denizcilik bilgin ile başbaşa kaldın mı minimum ile yetinmeyi, gerekli olanı taşıyıp safraları attın mı , herseyin sadece özü ile yaşamayı öğrendin mi, rüzgara dalgaya denize boyun eğmeyi , şartlara göre rota tutmayı (dümen sende olsa da) anladın mı, yaşam inanılmaz keyifli hale geliyor , basıyorsun yelkenleri ve de kuş gibi özgürsün…Tüm dünyanın kavgası kargaşası görüş alanından çıkıyor , diller,dinler,renkler, sınırlar hersey eşit denizlerde…Dunya haritasında sınırların olmadığı yegane yer okyanuslar & denizler çünkü onlar tüm insanlığa aitler tıpkı gökyuzu gibi … Onun için Volvo Ocean Race, ya da Vendée Globe ya da Solitaire yarışanlar bunu bir daha bir daha yapıyorlar herseferinde hic yılmadan korkmadan!! Denizin tuzu oyle birseyki bir kere geçti mi gözeneklerinden bir daha geri dönüşü yok…Güney Pasifik okyanusunda 36 derece enlemden sonra hayatta kalma savaşı veriliyor ama dunyayı yarısarak dolaşanlar en cok buradaki kapıları geçmeyi seviyorlar ..Zira en zoru basarmak hep daha fazla özgürlük demek .. Onun icindir ki en fazla 2 yıl ara verebiliyorlar bu yarışlara hemen bir an önce teknenin tepesinde olmak istiyorlar zira bu kadınlar & adamlar karaya ve de kıtaların yükledikleri ağırlıklara daha fazla tahammül edemiyorlar… Denizde yelken basmak işte böyle bir sey ben biliyorum tıpkı aşağı yarısını butun bir yıl bekleyerek geçiren ve 13 Temmuz 2008 pazar sabahı XXXVII. Deniz Kuvvetleri Kupası Yarısının Çeşme etabı için Bozcada’yı terk eden ekiptekilerin bildiği gibi…. Aysegül Torun 13.07.08-Bozcaada
28-08-2008
Bir Mavi Ralli Hikayesi
Değerli Üyelerimiz, Sevgili Yatçı Dostlarımız,
Dönem başında yapılacağını duyurduğumuz "MAVİ RALLİ" yi 12-17 Ağustos 2008 tarihleri arasında gerçekleştirdik.
Rallimizi programlamak için iki hafta önce yaptığımız keşif gezimiz öncesi ilk başvurum Sevgili Zahit Şekercioğlu'na oldu. Liman isimlerini söyledim. Hemen bana her limanda başvuracağım kişilerin bilgilerini verdi. Böylece nokta atışıyla her limanda işimi kolayca görüverdim. Herkes ile çok iyi kontaktları var, kime ismini verseniz tüm yollar açılıyor. Teşekkürler Sevgili Zahit Şekercioğlu'na. 12 Ağustos Salı günü akşamı Milta Bodrum Marina ve Sevgili Ömer Karacalar ile Milta Bodrum Marina'da bir süre önce açılmış bulunan ve Kıymetli Dostumuz Fatih Arıman'ın işlettiği Fener Restaurant'ın katkıları ile açılış gecemizi yaptık. Kısa bir görüşme, program ve malzemelerin iletilmesini (flama, tişört, Beneteau Battaniyesi, Naviga Peştamalları, Turkish Bank Manikaları) takiben hep birlikte Fener restauran'ta yemek yedik. Oldukça sıcak bir gecenin ardından "MAVİ RALLİ" ye katılan tekneler 13 Ağustos Çarşamba günü saat 11:00'dan itibaren Bordum Kalesi önünde toplanmaya başladılar. Yaklaşık oniki'de Palamut Bükü'ne doğru hareket ettik. En uzun seyrimiz Kos-Kynidos kanalını takiben oldukça rahat bir seyirle devam etti. Ege/Akdeniz farkını gördük, Kynidos limanında kısa bir turun ardından Palamutbükü'ne geldik. Tekneler sıra ile marina'da kendilerine ayrılmış yerlere bağladılar. Önce deniz, sonra duş ve ardından 19:30'da Dolphin Restaurant'da "Hoşbulduk" partisi. Bu arada tanışma partisinden başlayarak son geceye kadar tüm akşam partilerimizde MEY'in ikramı olan Tekirdağ Rakısı ve Şarabı içtik. Bu nedenle katkılarından dolayı MEY'e teşekkür ederiz. Yaklaşık bir saat süren partiden sonra Muhtar Varol Kayan'a katkılarından dolayı bir teşekkür plaketi verdik ve akşam yemeğimizi yedik.
Sabah önce deniz, sonra duş, sonra güzel bir kahvaltı ve hep birlikte Symi yoluna düşüldü. Bu arada gece geç saatlerde liman dışına gelerek demirleyen yaklaşık 40 metre uzunluğunda İngiliz bayraklı bir kuğunun boyu katılımcılar arasında ciddi telsiz muhaberesine neden oldu. Ama siyah kuğu ve beraberindeki tekne görülmeye değer güzellikteydi. Tabi sadece teknelerden bahsediyorum. İçindekiler bizi ilgilendirmiyor. (Kuğu'nun mürettebatı sekiz kişiydi.) Dar kanaldan geçerek öğleden sonra iki sularında Sym'nin iki mil doğusundaki Pedi limanına vardık. Küçük ve tarihi bir liman. Symi'de en çok dikkati çeken şey tarihi dokunun asla bozulmamış olması ve yeni yapılan binaların da aynı tarz hatta aynı renkte yapılmış olmaları. Bu arada yanımıza Monaco Prensliği yatı demirledi. Bir akşam önce Selimiye'delermiş. İçindekileri Caroline ve Albert'e benzettik ama bilmiyorum. Symi bildiğiniz gibi yerleşimi kısıtlı, oldukça büyük volkanik bir ada. Güneyinde Panormitis, kuzeyinde Symi ve Pedi limanları var. Akşamüstü Lojistik ve Ulaşım destekçimiz Sevgili Vedat Tezman'ın ulaşım kolaylığı ile karaya çıktık ve 19:00 otobüsü ile Symi merkezine gittik. Tüm o coğrafyada olduğu gibi muhteşem bir manzara. Küçücük limanda akıl almaz büyük feribotlar ulaşımı sağlıyor. Günde adalar arasında altı sefer yapılıyormuş. Adalara lojistik destek sağlamak ve yaşamı idame ettirmek ayrı bir beceri.
Güzel limanda Türkiye'den ve Yunanistan'dan uzun zamandır görmediğimiz hemen hemen tüm dostları gördükten sonra, nefis bir yemek ve son otobüs (23:00) ile Pedi limanına geri döndük ve teknelerimize gittik. Rüzgar gece nedeniyle kaldığından çok yüksek nem sıcaklığı daha da arttırıyordu. Bu nedenle güvertede yatanlar daha şanslı oldular.
Sabah yine deniz, bu defa ister istemez teknede duş ve Serçe Limanı yollarına düştük. Yol boyunca kısa bir Bozukkale turunun ardından (siyah kuğu bu kez de Bozukkale'deydi ve sorarak gerçek boyunun 40 m. olduğunu öğrendik.) önceden kararlaştırdığımız Serçe Limanı Durali Kocayiğit'in yerinde tonozlara bağladık. Durali'nin yerinde jeneratör dışında elektrik yok, su yok fakat hizmet için canla başla çalışıyorlar. Güzel bir akşamüstünü takiben biraz maceralı bir şekilde karaya çıktık. her yer tertemiz, tüm imkansızlıklara rağmen müthiş güzel ve lezzetli hazırlanmış bir büfe. Önce gün batımında Tekirdağlarımızı içerek yorgunluk attık, enfes mezelerimizle birlikte yemeğe başladık, gecenin ilk sürprizi canlı müziğe (keman, darbuka, klarnet ve davul (!)) tüm dostlarımız yürekten katıldılar. Tabii eğlence destekçimiz Vedat Tezman'ın katkılarını inkar etmemek gerek. İkinci sürpriz canlı dansöz (özel fedakarlıklarla Muğla'dan getirttik.) gelince eğlence doruğa ulaştı ve geç saatlere kadar devam etti. Alarga'da tonozdaki teknelere çoğu katılımcı yüzerek gitti ve eğlence teknelerde sabahın ilk saatlerine kadar sürdü. Sabah deniz, kahvaltı ve saat ondan itibaren Kumlübükü yollarına düştük. Öğleden sonra Kumlubükü'ne geldik ve Hollandalı Ahmet'in iskelesinde bize ayrılmış yerlere toplu haldu bağladık. Çok kalabalık, Sunsail'den bir filo da var ama plaj ve iskele muhteşem. Bu gece "MAVİ RALLİ-08" in son gecesi. İki gündür teknede duş aldığımızdan bu defa güzel bir duş ardından palmiyeler arasında kokteylimizi yaptık, Hollandali Ahmet'e teşekkür plaketimizi verdik, Tekirdağ'larımızı içtik ve mum ışığı altında sürekli yenilenen muhteşem bir açık büfe, ardından barbeque partisi ve eğlence. Bu arada ay tutulmasını da orada izledik. Oralarda bir başka türlü oluyor biliyorsunuz. Gece geç saatlerde vadalaşarak ertesi günkü bu kez bireysel program için teknelerimize döndük. Güzel ve devamının gelmesi istenen bir beraberlik oldu. İçten yakınlık, yardımlaşma ve dostluk çok belirgindi, tam bir RALLİ oldu.
Bu güzel beraberliğe katkılarından dolayı:
NAVİGA-TUBA NOYAN, BENETEAU-VEDAT TEZMAN, TURKISH BANK-HAKAN BÖRTECENE ve TEKİRDAĞ-MEY İÇKİ, MİLTA BODRUM MARİNA-ÖMER KARACALAR, FENER RESTAURANT-FATİH ARIMAN'a ve Sevgili Zahit Şekercioğlu'na teşekkürler.
Bu güzel ralliye katılarak bizi yalnız bırakmayan:
TİMUR ŞEN-DEEP NATURE, İHSAN BÖREKÇİOĞLU-BALTHASAR, HALİT ÖZDAMAR-SPILINTER, NEJAT EVİS-POSEIDON, FAHRETTİN ONURSAL-ONURSAL, VEDAT TEZMAN-AQUAKOLİC, HAKAN BÖRTECENE-AQVAVIT, TUBA NOYAN-LEAP OF FAITH, TAYFUN TEMEL-TAMARISK, ERGUN GÜRPINAR-ABRACADABRA, AMCA-LATİF ÖZÇELİK ve CORVUS-SABRİ KARA ve ailelerine şükranlarımızı sunarız.
Gelecek sefer görüşmek üzere...
Sevgilerimle,
Cahit Üren
22-08-2008
BAYRAK YARIŞI ŞÖLENİ
Değerli Dostlarımız, 16 AĞUSTOS 2007 Tarihinde yapılacak olan Bayrak Yarışı Şöleni ertelenmiş olup tarihi daha sonra sizlere iletilecektir. Saygılarımızla, Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü
13-08-2008
Dz.KK - DEYH Yarış Komitesi Açıklaması
Değerli Yarışçı Dostlarımız, Yelken yarışçılığının diğer sporlarda olduğu gibi iki temel unsurunu yarışçılar ve Yarış Komitesi teşkil eder. Yelken yarışçılığı, bir teknenin yarışa hazırlanabilmesi için çok zaman ayırmak isteyen, bunun yanında çok masraflı bir spordur. Tekne hazırlanacak, özellikle uzun yarışlar için ekip izinleri, iş durumları organize edilecek ve ardından yarışa girilecek… Yarış Komiteleri; yelken yarışlarında bu sıkıntıları bilmekte ve günler öncesinden yarışa hazırlanarak etkinliğin aksamamasına el birliği ile gayret etmektedirler. Her yıl Temmuz ayı ortalarında yapılan Deniz Kuvvetleri Kupası ve hemen ardından organize edilen Doğu Ege Yelken Haftası yarışları bilindiği gibi dokuz gün sürmektedir. Yarıştan uzun süreler evvel; rotaların belirlenmesi, yarış talimatı ve Seyir Talimatının hazırlanması, Komite organizasyonunun yapılması, bahis konusu yarıştan önce yarışa katılacak olan tüm teknelerin Güvenlik Listesi kontrollarının yapılması, yarış süresince meydana gelen her türlü kaza vs. durumlara müdahale edilmesi, filonun salimen bir sonraki limana intikal edebilmesi için elden gelen her türlü çabanın gösterilmesi bilinci ile olaya yaklaşmakta ve bu görevini “yarışı yaptırabilme” arzusu ile yapmaya çalışmaktadır. Bunun sonucunun tarafınızdan bilindiğini sizlerden yarış sonlarında aldığımız mesajlardan anlamaktayız. Bu yıl startı 11 Temmuz 2008 Cuma günü oldukça sert bir havada verilen Deniz Kuvvetleri Kupası yarışında ilk etapta bir teknemiz direk kırmış, bir teknemiz de dümen teli kopararak yarış dışı kalmıştır. IRC I ve Destek sınıflarından iki teknemiz ise hava şartlarını dikkate alarak yarışı terk etmiş, biri Ataköy Marina’ya diğeri Marmara Adasına dönmek zorunda kalmışlardır. Aynı yarışın ikinci etabında ise bir teknemizin dümen palası kopmuş, bir diğer teknemizde ise bumba çarpması sonucu ciddi bir ekip yaralanması meydana gelmiştir. Filonun Turgutreis’e intikalinde 16 Temmuz serbest olmakla birlikte Yarış Komitesi tarafından yarış hazırlıkları yapılmıştır. Alınan hava raporları özellikle öğleden sonra saatlerinde rüzgarın Karayel’den 47 knot’a varacak süratlerde eseceği öğrenilmiştir. İlk iki yarışın yapılacağı 17 Temmuz 2008 Perşembe günü sabahı saat 08:00’da Marinaya intikal edilmiş, hava raporları alınmış ve bir değişiklik olmadığı görülmüştür. Ayrıca Bodrumdan Liman Başkanlığı tarafından denizcilere uyarı olarak denize çıkılmaması anonslarının yapıldığı bilgisi de gelmiştir. Parkurda görevli SG. Botu sahaya intikal etmiş ancak dışarıda fırtına olduğunu, rüzgarın 30 knot civarında estiğini, sonraki saatlerde süratinin daha da artacağını, şiddetli rüzgar nedeniyle demirde duramayacağını beyan etmiş ve Yarış Komitesini almak için marinada her zaman yanaştığı yere yanaşmaktan imtina etmiştir. Sahil Güvenlik Botuna intikal etmek üzere marinanın palamar botuna binen komite üyeleri, SG. Botunun iskeleye yanaşamaması ve marina palamar botunun da havanın sert olması nedeniyle marina dışına çıkamaması nedeniyle, uluslararası juri ile mendirek üzerinden yaptığı rüzgar sürati ölçümlerinde de rüzgarın 32-35 knot olduğunu görerek geri dönmek zorunda kalmıştır. Karaya dönen Yarış Komitesi durum değerlendirmesi yapmış ve bu şartlar altında şiddetli rüzgar ve SG. Botunun demirleyememesi ve sahada bir güvenlik tedbiri alınamaması/Can ve mal güvenliği nedenlerini göz önüne alarak ISAF’ ın kendisine verdiği yetki ile yarışın yapılmamasına karar vermiş ve durumu VHF. Kanal 73’den yarışçılara bildirmiştir. Yarış Komitesi ayrıca ek talimat ile diğer günler için günde ikiden fazla yarış yapabileceğini, günün son uyarı işareti verme saatlerini daha ileri bir saat olarak ilan etmiştir. Yarış Komitesinin yarış yapmama kararı diğer sınıfların yanında IRC I sınıfından hemen hemen tüm tekne sahibi ve ekiplerinin olumlu desteği ile karşılanmıştır. 18 Temmuz günü iki yarış yapılmış, ikinci yarış ardından üçüncü yarış start işlemlerine başlanmış, ilk sınıfın start işlemleri tamamlanmış ancak rüzgarın kalması sonucu startı verilen sınıflar için yarış abandone, diğerleri için tehir edilmiştir. Günün son uyarı verme saatinin 17:00 olması nedeniyle de o gün üçüncü yarış yapılamamıştır. Yarış Komiteleri yarışın kurallara uygun yapılabilmesi, can ve mal emniyeti için imkanlar oranında ellerinden gelebilen tüm gayreti ortaya koymaktadırlar. Aksi durumlarda sorumlu olmaktadırlar. Unutulmamalıdır ki hiçbir kupa ya da trofe insan canından daha değerli değildir. Yarışçılarımızın bilgilerine sunarız. Saygılarımızla, TAYK. Deniz Kuvvetleri Kupası ve Doğu Ege Yelken Haftası Yarış Komitesi
10-08-2008
Tekne Takip Sistemi
Değerli Dostlarımız,
Kulübümüz; 3 yıldan beri takip etmekte olduğu bir projeyi nihayet Haziran ayında uygulamaya sokacaktır. Bu hepimizin kara taşıtları için kullanılan
Araç Takip Sistemi
olarak bildiğimiz sistemin benzeri olan "Tekne Takip Sistemi"dir. TAYK yönetimi olarak, konusunda en iyilerden olduğunu bildiğimiz ve başında yelkenci dostumuz Sn. Ejder Varol’un olduğu
İdeal Teknoloji
şirketi ile anlaşma yapmış bulunmaktayız.
Bu sistemden beklentilerimiz nelerdir?
a. Yelken yarışlarının, naklen yayın şeklinde izleyicilere aktarılması sağlanacak ve yarış aralarında gerektikçe izleyiciyi aydınlatıcı bilgiler verilebilecektir,
b. Offshore yarışlarında güvenlik sağlayacak, Yarış Komitesi tarafından hangi teknenin nerede olduğunun takibi yapılabilecektir. Böylelikle herhangi bir sebeple (Arıza, Kaza vs gibi) o tekneye ulaşmak gerektiğinde kolayca teknenin yeri saptanabilecektir,
c. Yarış bitiminde
Resmi olmayan sonuçlar
aynı anda yayınlanabilecektir,
d. Toplanan seyir verileri yarıştan sonra yarışçıların kolayca ulaşıp alabileceği dosyalar haline getirilebilecek ve bu dosyalar vasıtası ile geçmiş yarışın analizi yapılabilecektir. Eğer teknelerimizde NMEA çıkışlı data kabloları varsa rüzgar bilgileri de kayda geçebilecektir.
e. Yarış dışı maksatlarla teknelerin üçüncü şahıslarca (Güneyden bir Kaptanla geri getirilmesi, hırsızlık vs gibi) kumandasında seyir halinde iken de nerede olduğu takip edilebilecektir,
f. Gezi vs. maksatlarla seyre çıkıldığında güvenlik açısından karadan veya kulübümüzden tekneler izlenebilecektir,
g. SİSTEMİN GÜVENLİ ÇALIŞTIĞINA DAİR KESİN KANAATLERİMİZ YERLEŞTİĞİ ZAMAN TEKNE İZLERİ YARIŞ KURALLARI İÇERİSİNDE BİR TANIK GÖREVİ GÖREBİLECEKTİR
Cihazlar hakkında bilgi:
Cihazlar anteni kendi içinde, aküsü 72 saat dayanıklı, şarj edilebilen ve sudan en az etkilenen şekilde üretilmekte ve tekne çakmak prizinden şarjı yapılabilmektedir.
Ne Zaman Uygulama Başlayacak
07-08 Haziran 2008 tarihlerinde yapacağımız DenizBank/Marmara Kupası yarışında IRC. I ve IRC. II sınıfı yatlarda deneme maksadıyla kullanılacak, Dz.K. Kupası yarışında tüm sınıflarda tam olarak devreye girecektir.
Camiamız için Hayırlı olmasını diler, Tekne sahiplerinden cihazları takmaya gelecek olan ekiplere kolaylık göstermelerini rica ederiz.
22-05-2008
Mavi Ralli
Türkiye’nin en büyük deniz rallisi MAVİ RALLİ, Ege’nin güzel kıyılarını yeniden keşfediyor.
13-17 Ağustos 2008
tarihleri arasında Bodrum – Yalıçiftlik -Palamutbükü - Simi – Bozukkale – Marmaris rotasında gerçekleştirilecek olan bu organizasyon siz yelken dostlarını bekliyor.
13-05-2008
Yeni sponsorumuz Denizbank
Türk denizciliğine finansal destek sağlayan kuruluşların başında gelen DenizBank, toplumsal sorumluluk anlayışı çerçevesinde TAYK ile gerçekleştirdiği iş ortaklığıyla, Türkiye’de yelken sporunun gelişimine de destek vermeyi hedefliyor.
DENİZBANK, 5 YIL SÜREYLE TAYK’IN KURUMSAL SPONSORU OLDU...
Ticari faaliyetleri çerçevesinde Türk denizciliğinin gelişmesine önemli bir finansal destek sağlayan DenizBank, diğer taraftan toplumsal sorumluluklarına da sahip çıkarak, yelken sporunun Türkiye’de daha iyi tanınması ve bu prestijli sporun toplumun geniş kesimlerine yayılması yönündeki çalışmalarına devam ediyor. DenizBank bu çerçevede 5 yıl boyunca, Türkiye Açık Deniz Yarış Kulübü (TAYK)’nün kurumsal sponsorluğunu üstlendi.
Geçtiğimiz yıllarda Deniz Kuvvetleri Kupası Sabah Açıkdeniz Yat Yarışları’nın da ana sponsoru olan DenizBank, TAYK ile gerçekleştirdiği işbirliği çerçevesinde, yelken sporuna verdiği desteğe hız kazandırıyor.
2008-2012 yılları arasında geçerli olacak kurumsal sponsorluk çerçevesinde, bu yıldan başlamak üzere önümüzdeki 5 yıl boyunca TAYK trofesindeki tüm yarışlar “DenizBank-TAYK Trofesi Yat Yarışları” olarak adlandırılacak. TAYK programındaki tüm yarışlarda DenizBank ve TAYK logoları, ayrılmaz bir bütün olarak birlikte kullanılacak.
Yine bu işbirliği çerçevesinde, bu trofe içindeki ikinci büyük yarış ve Marmara Denizi’ndeki en önemli açıkdeniz yarışı olan “Marmara Cup”, bundan böyle “DenizBank Marmara Kupası” adıyla anılacak.
DenizBank’ın ana hissedarı olan Dexia Grubu da, yurt dışında yelken sporuna yoğun destek veren bir kurum. Gerçekleştirilen işbirliği çerçevesinde, DenizBank çalışanlarına eğitim hizmeti sunan DenizAkademi ve kurumiçinde sosyal faaliyetleri organize eden DenizClub’ın gönüllü katılımcıları da TAYK’ın de